Savaş ve fetihlerin hüküm sürdüğü bir çağda onlar zamanın en kudretli askerleriydi.
Anadolu’nun ilk ve en büyük krallığını kuran hanedanlık.
Zamanın en gelişmiş hukuk sistemini kuran bir devlet.
Eski doğu ve batı arasında kültürel bağlantıyı sağlayan devlet.
Eski çağ dünyasını değiştiren imparatorluk.
Anadolu’da ilk organize devleti kuranlar… Hititler…
Hititler M.Ö.2bin yılında Anadolu’ya gelmiş ve yerli Hatti beylikleri üzerinde hâkimiyet kurmuşlar. Günümüzden 7 bin yıl öncesine ait kültürel verilere rastlanan ve Anadolu’da ilk organize devleti kuran Hititlerin Başkentidir Hattuşa.
Büyük bir yangınla sona ermiş Hattuşaş’taki ilk gelişme dönemi.
Kuşşara kralı Anitta, Hattuş Kralını yenip şehrini tahrip ettiğini şöyle anlatmış;
“Geceleyin yaptığım bir saldırı ile şehri aldım. Yerine yaban otu ektim. Benden sonra her kim kral olur ve Hattuş’u yeniden iskan ederse gökyüzünün Fırtına Tanrısı’nın laneti üzerinde olsun.”
Belgelere göre hemen bu tahripten sonra yaklaşık M.Ö. 1700 yıllarında yeniden yerleşime açılan Hattuşaş 1600’lerde Hitit devletinin başkenti olmuştur. Kurucusu Anitta gibi Kuşşara kökenli olan I. Hattuşili’dir.
Hitit İmparatorluk döneminde, yani M. Ö 14 ve 13. yüzyıllarda, şehir yaklaşık olarak altı kilometre uzunluğunda bir surla çevrilmiştir. Daha geç bir imar evresinde bu surların önüne ikinci bir duvar daha örülerek, kent daha sıkı bir savunmaya alınmıştır.
Yeni sur üzerinde bulunan, anıtsal şehir kapılarının, çoğu günümüze kadar oldukça sağlam durumda gelmiştir. Güney batıda, dış yüzünde aslan yontuları bulunan Aslanlı Kapı ve iç yüzünde, silahlı tanrının bulunduğu Kral Kapı, bunların en önemlileridir.
Kentin güney ucundaki özel bir kapı bulunmaktadır. Yer kapıdır bu özel kapı.
Yüksekliği 30 metre, genişliği 250metre, uzunluğu 80 metre olan bir set yapılmış. Set üzerinden geçen kent surunun ortalarında Sfenksli Kapı yer alır.
Yer kapının tam altında, Hatuşa’nın bugün içinden geçilebilen tek potern yani tüneli vardır.
71 m. uzunluğunda ve 3 m. yüksekliğindeki potern’den geçilerek sur dışına çıkılmaktadır.
Hitit metinlerinde sık sık “Hattuşa Ülkesinin bin tanrısından” söz edilmektedir. Çünkü Hititliler yendikleri komşularının tanrılarını kızdırmak yerine armağan ve dualarla kendi tanrılarının arasına katarlarmış.
M.Ö. 1274 tarihinde II. Ramses ile Muvattalli arasında Kadeş önünde büyük bir meydan savaşı yapılmış ve Kadeş Barış Antlaşması ile sonuçlanmıştır.
İki büyük siyasi ve askeri gücü olan Hitit ve Mısır devletleri arasında yapılan bu anlaşma tarihin ilk barış anlaşmasıdır.
Hitit Kralı III. Hattuşili ve Mısır Firavunu II. Ramses arasında yapılan Kadeş anlaşmasının metnini içeren kil tablet 1906 yılında Boğazköy’de yapılan kazılarda ele geçmiştir.
Yazıtta III. Hattuşili’nin anlaşma metnini gümüş bir tablete yazdırıp Mısır’a gönderdiği bildirilmişse de bu belge henüz bulunamamıştır.
Eşit koşullar altında imzalanan anlaşmanın metninde şunlar yazılıdır.
“Mısır ülkesi kralı, II.Ramses ile Hatti ülkesinin büyük kralı Hattuşili ile dostluklarının, kardeşliklerinin ve büyük krallıklarının devamı için yaptıkları anlaşmadır.”
Kadeş Barış Antlaşması sırasında orduda çıkan bir isyanda, Muvattalli öldürülmüştür. Antlaşma, onun yerine geçen III. Hattuşili tarafından imzalanmıştır. (M.Ö.1269) Bu antlaşma dünya tarihinde eşitlik ilke-sine dayanan en eski antlaşmadır. Antlaşma çivi yazısıyla gümüş plakalar üzerine Akadca olarak yazılmış-tır. Ayrıca Kralın mührünün yanında Kraliçenin mührü de vardır.
Bu antlaşmanın gümüş levhalara kazınmış olan asıl metinleri kayıptır. Mısır’da tapınakların duvarlarına kazınan antlaşmanın bir nüshası da, Boğazköy (Boğazkale) kazılarında kil tablet olarak bulunmuş olup Istanbul Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.









