
Rengin Adı : Karadeniz / Bölüm-1
Nuh Tufanı’ndan Amazonlara, Atlantis söylencelerinden geleceğin Avrasya’sına kadar uzanan sayısız hikâye, on beş bin yıllık birikimiyle Karadeniz’den seslenir. Kaynak:
Mitoloji sitemize hoşgeldiniz. Tarih, arkeoloji, mitoloji ve bunların tüm yan disiplinlerine dair kaynaklı ve temelli paylaşımlarımız, buradadır.
Bazı kentler yalnızca kalıntılardan ibaret değildir. Onlar zamanı hatırlar.
Ege kıyısında, Dalyan deltasıyla çevrili “Kaunos Antik Kenti” yüzyıllardır geçmişin izlerini saklıyor.
1966 yılında başlayan arkeolojik kazılar günümüzde de devam etmektedir.
Kaunos Kazı Başkanı Doç. Dr. Ufuk Çörtük,
ile yaptığımız söyleşi kentin keşif sürecini, bilimsel araştırmaların gelişimini ve
Kaunos’un Anadolu arkeolojisindeki yerini anlatıyor.
KAUNOS ANCIENT CITY
Some cities are not merely ruins. They remember time.
Surrounded by the Dalyan delta on the Aegean coast, “The Ancient City of Kaunos” has preserved traces of the past for centuries.
Archaeological excavations that began in 1966 continue today.
The interview we conducted with Kaunos Excavation Director Assoc. Prof. Dr. Ufuk Çörtük explains the discovery process of the city, the development of scientific research, and the place of Kaunos in Anatolian archaeology
OUR SERIES OF ARTICLES WILL SOON BE AVAILABLE.
Nuh Tufanı’ndan Amazonlara, Atlantis söylencelerinden geleceğin Avrasya’sına kadar uzanan sayısız hikâye, on beş bin yıllık birikimiyle Karadeniz’den seslenir. Kaynak:

Bazen bir milletin tarihini kitaplar değil… kadınların sessiz adımları anlatır. Benim büyük büyük annem, Milli Mücadele yıllarında beş oğlunu cepheye

HABER EN KÜÇÜ SESTEN DE YÜKSELİR. News rises even from the smallest voice.

“uykum soğuk. Buz kesmekte.” Rus Kafkas ordusu Kurmay Başkan Vekili, elindeki dürbünü gözlerinden çekemedi, adeta bıraktı, bağırdı. “delirmiş bu Türkler!

Ayaz Ata, masal kahramanı değildir.
O, kışın ta kendisidir.
Soğuğun, zorluğun ve dayanıklılığın vücut bulmuş hâlidir.

KANATLARI KOPARILAN DAĞLAR Bir zamanlar gök gençti,rüzgâr ince bir sır taşırdı.Dağlar ağır değildi o vakitler,iki yanlarında beyaz